20 Şubat 2010 Cumartesi

Dede kalk ben geldim!



Bebek kırkından önce dışarı çıkarılmazmış, büyüklerimiz öyle diyor. Ancak annem sürekli evde oturmaktan sıkıldı. Bu yüzden de eve temizlik yapan teyzenin geldiği çarşamba günleri ve teyzemin kursa gitmediği cuma günleri annanemlere gidiyoruz, bizim için bir değişiklik oluyor. İlk olarak şubatın 12'sinde, yani ben 11 günlükken gittik. Yandaki resim ise ikinci gidişimizde ayın 17'sinde çekildi. Biz gittiğimizde dedem hala uyuyordu, biz de uyandıralım dedik:) Dedem beni çok seviyor,çok özlüyormuş. Anneannem dedemin hep beni sorduğunu söylüyor, benim ağlarkenki taklidimi de yapıyormuş. Zeynep teyzemin pabucunu dama attırdım:)

Küçük Prens

Doktor anneme bana kitap okumasını söylemiş, artık ne kadar doğru bilmem ama böylece
ilerde sosyal bir insan olacakmışım. Annemin hangi kitabı okuyacağına karar vermesi çok zor oldu. En sonunda Antoine de Saint-Exupery'nin ünlü romanı Küçük Prens'le başlamaya karar verdi. Daha sonra Binbir Gece Masalları ile Çalıkuşu'nu okuyacak.
Kitap okunurken genellikle uyuyor ya da meme emiyor olduğumdan kitabı tam olarak anlamadım. Ancak anladığım kadarıyla kitapta bir çocuk gözüyle sevgi ve büyüklerin çocuklara normal gelmeyen davranışları anlatılmaktadır. Buarada kitapta Küçük Prens'in yaşadığı gezegeni ilk bulan bir Türk astronom. Ancak astronom bir kongrede fesiyle ve doğulu kıyafetleriyle gezegeni anlatınca çok dikkate alınmaz. Ne zaman kılık kıyafet devrimiyle batılı gibi giyinmeye zorlanıp modern kıyafetlerle kongreye gidip gezegeni anlatır, o zaman herkes ikna olur. Bu yüzden kitap ülkemizde yıllarca sansürlenmiş.

18 Şubat 2010 Perşembe

Annem , babam ve ben

Yandakiler annem ve babam. Annem çok mutlu ve güzel bir hamilelik geçirmiş. Kendisi hamileliğinin hayatının en güzel dönemlerinden biri olduğunu söylüyor.